Ana Sayfa | Yazarlar | Murat Arın | Murat Arın: Piyasalardaki fırtına dindi ama bitmedi

Murat Arın: Piyasalardaki fırtına dindi ama bitmedi

Yazı Tipi Boyutu: Decrease font Enlarge font
Murat Arın: Piyasalardaki fırtına dindi ama bitmedi

Geçen hafta borsalarda küçük bir sarsıntı oldu ama anlamlı bir düzeltme yaşanmadı. Borsalar düştükleri seviyelerden toparlanmış olsa da satışlar bu hafta devam edebilir

Piyasalar fırtınalı bir haftaya geride bıraktı. Yunanistan'ın iflasın eşiğine gelmesi, önce Portekiz'in ardından İspanya'nın kredi notlarının kırılmasıyla küresel piyasalarda küçük çaplı bir deprem yaşandı. Ancak AB ve IMF'nin bu kez hızla devreye girmesi ve Yunanistan için daha önce 45 milyar euro olarak açıklanan yardım paketinin 100 milyar euro’nun üzerine çıkacağının duyulmasıyla piyasalarda büyük bir yıkım henüz başlamadan önlendi. En azından şimdilik...
Geçen hafta piyasalardaki düzeltmenin G20'den bankalara vergi çıkması haberiyle başlayabileceğini yazmıştım. Bankalarını kurtarmak durumunda kalmayan bazı ülkelerin itiraz etmesiyle bu konudaki karar haziran ayı sonunda yapılacak G20 liderler zirvesine kaldı. IMF'nin önerdiği vergi konusu gündemde fazla yer işgal etmedi ama ABD'de, bankaların başına çorap örme çabaları birkaç koldan sürdü. ABD Sermaye Piyasaları Kurulu'nun Goldman Sachs'ı dolandırıcılık yapmakla suçlamasının ardından Kongre'deki soruşturma çerçevesinde senatörler bankanın CEO'su ve çalışanlarını 10 saate yakın süre sorguya çekti. Bu arada Goldman'ın krize neden olan düşük kaliteli mortgage borçlarına dayalı tahvilleri bilançosundan çıkartmak için özel ekipler oluşturarak çalıştığı, şirket içi yazışmalardan anlaşıldı. Cuma günü ise Goldman hakkında ceza davası açılması konusunda soruşturmanın sürdüğü haberi geldi. Bu soruşturmalar diğer bankalara da sıçrayabilir.

Başkan Barack Obama'nın mali sektörü "adam etmek" için yasal düzenlemeler yapma konusundaki çabaları da sürüyor. Mali reform Kongre'de Cumhuriyetçilerin engeline takılmış durumda ama yeni eklenen maddelerle daha kapsamlı bir hale geldi. Son olarak eklenen iki sayfalık düzenlemeler başta JP Morgan ve Goldman Sachs olmak üzere yatırım bankacılığı yapan kurumlara 250 milyar dolar sermaye açığı çıkartacak düzenlemeler içeriyor. Yasa böyle çıkarsa en büyük sekiz bankanın 85 milyar dolar sermaye artırması gerekecek. Bu ABD bankaları için bile çok büyük rakam. Hem G20'den çıkması beklenen vergi kararı hem de bu tür düzenlemelerle özellikle ABD ve Avrupa bankaları üzerindeki baskı sürecek gözüküyor. Tabii ülkelerin borç batağında olmasından gelecek fatura da cabası.

Yunanistan sorununun yardım açıklamalarına karşın nasıl bir çözüme ulaşacağı hala belirsiz. Yunanistan'a 100 milyar euro’nun üzerinde kaynak aktaracak Euro Bölgesi ülkeleri ve IMF, daha sonra Portekiz, İspanya ve İtalya için trilyon euro harcamak zorunda kalabilir. Yunanistan'ın ve diğer ülkelerin kendi haline bırakılması da söz konusu değil çünkü bu ülkeler borçlarını ödemezlerse önce kendi bankaları sonra başta Almanya ve Fransa olmak üzere diğer Avrupa bankaları batacak (ABD bankalarının riski düşük). Alman hükümetinin, yoğun kamuoyu baskısına karşın içinde bulunduğu açmaz bu.

Soru: Ülkelere yardım etmek mi yoksa kendi bankalarını iflastan kurtarmak mı ucuz olacak? ABD borsaları, belki de bankaları bu olayın dışında kaldığı için küçük bir sarsıntının ardından diğer piyasaları uçurumun kıyısından almayı başardı. Haftanın ikinci yarısı hem iyi gelen bilançolar hem de ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faizleri bir süre daha düşük tutacağı açıklamasıyla iyi geçti. Hem Fed'in hem TCMB'nin yılın son çeyreğine kadar faiz artırımlarından kaçınacağı anlaşılıyor. Ucuz para, bol likidite başta bankalar olmak üzere şirketlerin karlılıkları açısından çok olumlu.

Geçen hafta borsalarda küçük bir sarsıntı oldu ama anlamlı bir düzeltme yaşanmadı. Borsalar düştükleri seviyelerden toparlandıkları için grafikler tam anlamıyla bozulmadı. Geçen haftaki yazımda bir iki hafta içinde bir düzeltme başlayabileceğini belirtmiştim. Bu görüşümü koruyorum. Küresel piyasalarda, sorunları halının altına süpürme eğiliminin devam etmesi nedeniyle çok sert bir düşüş yaşanacağını sanmıyorum ama grafiklerin ulaştığı noktalar nedeniyle ABD borsalarında yüzde 10 civarında bir düzeltme makul gözüküyor. İMKB bu tür satış dönemlerinde genelde gelişmiş piyasalardan daha hızlı düşer ama artık öyle olmayacak gibi duruyor. Türkiye'nin borçlarının diğer ülkelere göre çok makul seviyelerde olması büyük bir avantaj sağlıyor. Bu nedenle bu sarsıntı yine yüzde 10 belki biraz daha fazla kayıpla atlatılabilir. Şu anda piyasalar geniş çaplı bir düzeltmeden uzak. Ama birkaç hafta temkinli olmada yarar var.

Sıra İngiltere'ye geliyor mu?

Standard & Poor’s (S&P) bu hafta Yunanistan, Portekiz ve İspanya'nın notlarını indirdi. S&P'nin bütçe açıkları ve borçları göz önüne alarak yaptığı bu indirimlerin ardından sırada İngiltere olabilir. Hafta içinde Barclays Capital yayınladığı bir raporda İngiltere'nin AAA notunu kaybedebileceğini belirtti ama sonra bu görüşünü geri çekti. BNP Paribas'ya göre ise İspanya'nın notunun indirilmesi dikkatleri İngiltere'ye yöneltti. Brüt borç, net borç ve bütçe dengeleri, İngiltere'nin İspanya'ya kıyasla daha zayıf durumda olduğunu gösteriyor. İngiltere'nin daha az net dış borcu olması ise not indirimini engelleyen önemli bir etken olarak görülüyor.

Depository Trust and Clearing Corp. Verilerine göre  geçen hafta yatırımcılar İngiltere borcuna karşı sigorta için 443 milyon dolar değerinde CDS (kredi iflas sigortası) aldı ve toplam rakam 8.2 milyar dolara çıktı. İngiltere hazine tahvillerine karşı koruma miktarı yılbaşından bu yana iki katına yükselmiş durumda. Bu rakamlar da yatırımcıların riskin farkında olduklarını ortaya koyuyor. Bununla birlikte İngiltere CDS'leri, hafta içinde 200'ün üzerine fırlayan İspanya'nınkilere göre henüz çok daha düşük seviyelerde, 70 puan civarında seyrediyor. (www.finanstrend.com)

(Murat Arın - 02.05.10)

Subscribe to comments feed Yorumlar (0 Yorum Eklendi):

Yorumunuzu Ekleyin comment

Lütfen resimde gördüğünüz kodu giriniz:

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan İŞ'TE İNSAN Gazete veya isteinsan.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Bu haber için oy ver
0