Ana Sayfa | Yazarlar | Murat Arın | Murat Arın: Piyasalar gerçeklerle yüzleşti, düşüş başladı

Murat Arın: Piyasalar gerçeklerle yüzleşti, düşüş başladı

Yazı Tipi Boyutu: Decrease font Enlarge font
Murat Arın: Piyasalar gerçeklerle yüzleşti, düşüş başladı

Temmuz ayında gerçeklerin üzerini örten borsalarda ABD Merkez Bankası'nın açıklamalarının ardından zincirleme satışlar geldi

Küresel piyasalara hafta boyunca satış hakimdi. ABD Merkez Bankası'nın (Fed) gerçekleri ortaya koymasının ardından borsalar "sorunlara direnmeye" devam edemedi. Salı günü Fed toplantısının ardından yapılan açıklamada ABD ekonomisinin yavaşlamaya başladığına dikkat çekildi ve bu nedenle itfası gelen ipotek tahvillerinin yerine 2-10 yıl vadeli ABD hazine tahvillerinin satın alınacağı belirtildi. Hem kötü gidişi itiraf eden hem de cılız bir önlem içeren bu açıklama küresel piyasalarda zincirleme satışlara neden oldu. Aybaşından bu yana satış ağırlığı hissedilen İMKB de bundan payını aldı. TL, bu olup bitenden yine hiç etkilenmedi ve euro ile dolardan oluşan sepet karşısında biraz daha değer kazandı.

Borsalardaki satış dalgasının önceki cuma günü ABD'de açıklanan işsizlik rakamlarının ardından başlaması gerekiyordu. Ancak yok denecek kadar az bir umut da olsa Fed toplantısından çıkacak sonuçlar beklendi. Fed zaten faizleri sıfıra indirmiş durumda, bilançosunu da mali sistemin çökmesini engellemek için 2008 krizinde yüzde 200 büyüttü ve bir daha küçültemedi. Fed'in elindeki olanaklara ve önerilenlere bakıldığı zaman hem yapılabilecekler hem alınacak sonuçlar sınırlı gözüküyor. Fed Başkanı Ben Bernanke'nin son dönemdeki açıklamaları da bu görüşü destekleyen nitelikteydi ancak borsalar toplantıya kadar gerçeklerle yüzleşmek istemedi.

ABD ekonomisi için büyüme hızı sürekli aşağı yönde revize ediliyor. İkinci çeyrek için yüzde 2.4 olarak açıklanan ilk rakamın ardından beklenti önce yüzde 1.7'ye, sonra yüzde 1.3'e indi. İşsizlik cephesinde olumlu gelişme yok; her hafta gelen işsizlik başvuru rakamları umutları biraz daha kırıyor. Başvurular 400 binin altına inerse ekonominin istihdam yarattığından söz edilebilir ama geçen hafta rakam 484 bine yükseldi. Borçlular özellikle ev kredilerini ödeyemezken icralar rekor seviyelerde dolaşıyor. Ve artık ekonomide çift dip ve deflasyondan çok daha sık söz ediliyor.

Avrupa'da ise PIIGS (İspanya, İrlanda, İtalya, Portekiz, Yunanistan) yeniden sahne almaya başladı. Banka krizini 2008'de yaşamış ve sorunlarını çözmüş gözüken İrlanda beklenmedik bir anda sahnenin önüne fırladı. Avrupa Komisyonu Anglo Irish Bank için 24.3 milyar euro’luk yardımı onayladı. Bu, daha önce açıklananın çok üzerinde bir rakam. Öteki bankalar için de yeni yardım gerekeceği kaygıları canlandı. Sadece Anglo Irish'e verilecek bu destek ülkenin GSYİH'nın yüzde 16-17'si düzeyinde. İrlanda'da bütçe açıkları yüzde 14'ten aşağı indirilemedi, işsizlik ise yüzde 13.7'ye yükselmiş durumda.

Yunanistan kıstığı harcamalarla IMF denetiminden geçti ama ekonomi daralıyor, işsizlik artıyor. İspanya da benzer sorunlarla boğuşurken bölgesel hükümetler yeniden borçlanamaz durumda. Özetle Avrupa bankalarına uygulanan stres testlerinin sonrasındaki olumlu hava dağıldı. Ülkelerin hem tahvil faizleri hem CDS fiyatları yükseliyor.

Bütün bu olumsuz gelişmeler borsalarda satılırken bundan İMKB de payını aldı. Mali kuralın 2011 yılında uygulanmayacağı açıklaması da bu sarsıntıya destek verdi. Bunun ardından kredi derecelendirme kuruluşlarından kredi notuyla ilgili açıklamalar geldi. Bunlar arasında özellikle S&P'nin açıklamalarına kulak asmamak lazım. S&P'nin Türkiye'ye verdiği kredi notu Makedonya, Letonya, Vietnam ve Ürdün'le aynı seviyede, Mısır'dan düşük. S&P'nin makul bir şeyler söyleyebilmesi için önce Türkiye'nin kredi notunu hak ettiği seviyeye yükseltmesi gerekiyor. Bugün İspanya, İtalya ve Portekiz'in notları Türkiye'ye göre daha yüksek ama borçları nedeniyle tahvilleri CDS piyasasında Türkiye'den daha yüksek primle sigortalanıyor. Uluslararası piyasalarda yapılan tahvil borçlanmaları ve CDS fiyatları Türkiye'nin kredi notunun pratikte derecelendirme kuruluşlarının açıkladığından çok daha yüksek olduğunu ortaya koyuyor. Bunun temel nedeni ise Hazine'nin borç stokunun GSYİH'ya göre düşük olması ve bütçe açığının kontrollü seviyelerde kalması. Bu nedenle TL de olumsuz gelişmelerden etkilenmeden durabiliyor. Bütçe açıkları büyümedikçe döviz akışının devam etmesini ve TL'nin değer kazanmasını bekleyebiliriz.

İMKB için benzer ayrışma şu anda mümkün gözükmüyor. Temmuz ayında diğer borsalara göre daha fazla yükselen bir İMKB vardı. Ağustos'ta ise daha olumsuz performans gösteren bir İMKB var. Hem ABD ve Avrupa borsalarında hem de İMKB'de birkaç hafta sürebilecek yeni bir düşüş dönemine girmiş olabiliriz.

Sıcak para haziranda dengeyi bozdu

Ödemeler Dengesi rakamlarına göre haziran ayında toplam 1.2 milyar dolar sıcak para çıkışı yaşandı. Hisse senedi piyasasına 517 milyon dolarlık bir giriş olurken tahvil piyasasından 1.7 milyar dolar çıktı. Bu da genel döviz dengesinin 431 milyon dolar açık vermesine neden oldu. Tahvil piyasasından çıkan sıcak para temmuz ayında geri döndüğü için buna geçici bir çıkış olarak bakılabilir. Ödemeler dengesinin diğer kalemleri ise yılbaşından bu yana devam eden seyri genelde korudu. Cari açık 3.3 milyar dolar düzeyinde gerçekleşti. Bankalar borçlanmaya devam ederken şirketler borç ödedi. Bankalar 4.9 milyar dolar getirdi, şirketlerin borçları ise 1 milyar dolar daha azaldı. Bundan sonra özellikle şirketlerin borçlarının yeniden artmasıyla döviz dengesinde TL'nin lehine olan durumun devam etmesini bekleyebiliriz. İlk altı ayda bankaların yaptığı net 21 milyar dolarlık borçlanma TL'nin güçlenmesine destek verdi. Aynı dönemde şirketler ise 3.2 milyar dolar borç ödeyerek TL'nin daha da güçlenmesini frenledi. Önümüzdeki aylarda şirketlerin de borçlanmaya başlaması TL'nin değerini olumlu yönde etkileyebilir. (www.finanstrend.com)

Subscribe to comments feed Yorumlar (0 Yorum Eklendi):

Yorumunuzu Ekleyin comment

Lütfen resimde gördüğünüz kodu giriniz:

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan İŞ'TE İNSAN Gazete veya isteinsan.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Bu haber için oy ver
0