Ana Sayfa | Yazarlar | Murat Arın | Murat Arın: Piyasaların iyimserliği nereye kadar sürecek?

Murat Arın: Piyasaların iyimserliği nereye kadar sürecek?

Yazı Tipi Boyutu: Decrease font Enlarge font
Murat Arın: Piyasaların iyimserliği nereye kadar sürecek?

Geçen hafta anayasa değişikliğinin referandumda beklenenden yüksek bir oranla kabul edilmesi iç piyasalardaki olumlu havanın güçlenmesine neden olurken, küresel piyasalarda da eylül ayıyla birlikte başlayan yükseliş devam etti.

Yabancı yatırımcıların referanduma bakışı siyasette ve ekonomide istikrarın sürmesi açısındandı. AKP Hükümeti'nin referandumdan zayıflayarak çıkması durumunda genel seçimler öncesinde bütçe harcamalarını artıracağı öngörülüyordu. “Evet” oylarının güçlü çıkması ise bu olasılığı zayıflattı. Hükümetten hafta içinde gelen açıklamalar da bütçe disiplininin korunması yönündeydi. Siyasi belirsizliklerin azalması iç piyasalardaki stresin dağılmasına neden oldu. Hem ikinci çeyrek büyüme rakamlarının hem de işsizlik verilerinin beklenenden iyi gelmesi Türk ekonomisi için görünümü güçlendirdi. Nisan ve mayıs aylarında ekonomi kuvvetli seyretti, hazirandan itibaren "frenleme" işaretleri yansımaya başladı. İkinci çeyrek büyüme rakamlarına bu yavaşlama yansımadı ancak sanayi üretimi, kapasite kullanımı gibi verilerin bu seyri sürdürmesi durumunda üçüncü çeyrekte ekonominin biraz yavaşladığını görebiliriz.

İMKB'nin yeni rekorlara yükselişi, dövizin gevşemesi için nedenler bunlardı ama içerideki olumlu havayı destekleyen, küresel piyasalardaki iyiye gidişin pek bir açıklaması yoktu. ABD ve Avrupa ekonomilerinden yavaşlama işaretleri gelmeye devam ederken ABD Merkez Bankası'nın (Fed) bu haftaki toplantısı öncesinde "parasal genişleme" spekülasyonları yeniden arttı. Piyasalarda Fed'in uzun vadeli hazine tahvili alımı başta olmak üzere yeni likidite önlemleriyle müdahale edileceği satın alındı. Oysa Fed Başkanı Ben Bernanke daha iki hafta önce, ekonomide deflasyon işaretleri güçlenirse bunu engellemek için her şeyi yapacaklarını söylemişti. ABD'de ekonomi yavaşlarken, enflasyon sıfır civarında seyrediyor. Ama henüz fiyatların gerileyeceği yönünde somut bir belirti yok, yani deflasyon paniği için erken. Ayrıca ekonominin bazı alanlarında küçük de olsa pırıltı işaretleri gelirken Fed'in kendisini daha da köşeye sıkıştıracak bir müdahaleye yönelmesi beklenmemeli. Fed, likiditeyi artırma yoluna gidecekse bile bunun için birkaç ay daha ekonomideki gelişmeleri izlemeye devam edecek gözüküyor. Fed'in toplantı sonrasında eylemsizliği borsalardaki son yükseliş dalgasının sonunu getirebilir.

Avrupa'da ise Yunanistan, Portekiz, İspanya derken İrlanda iflasın eşiğinde. İrlanda'nın borçlarının gayrisafi milli hasılaya oranının son dönemde ortaya çıkan banka batakları nedeniyle 2012'de yüzde 113'e çıkması hesaplanıyor. İrlanda'nın bir noktadan sonra borçlarını çeviremeyeceği, bu durumda Avrupa ve IMF'nin, Yunanistan örneğinde olduğu gibi yardıma koşmak zorunda kalacağı düşünülüyor. Ancak borsalar yükseldiği dönemde, İrlanda konusu bir köşede bekletildi ve olumlu havanın zarar görmesi engellendi. Cuma günü İrlanda'nın CDS (hazine tahvilleri için kredi iflas sigortası) fiyatları 400'ün üzerine çıkarak piyasalara yeni bir "iflas" sinyali gönderdi. Hafta başında İrlanda ile ilgili kaygılar küresel piyasaların gündemine yerleşebilir.

Geçen haftaki yazımda referandum sonrasında kötü sürprizlere hazır olmak gerektiğini vurgulamıştım. Ama piyasalar beni haksız çıkardı, tam tersine çok olumlu bir hafta yaşandı. Bunda birçok piyasada kısa (satış yönünde) pozisyonların son dönemdeki en yüksek seviyelere ulaşması da etkili oldu. Kısa pozisyonların sayısı ABD borsalarında geçen yıl mayıs ayından bu yana en yüksek seviyeye ulaşmıştı, euro-dolarda ise satış yönünde olanlar son birkaç ayın en yüksek seviyesindeydi. Ters yönde yakalananların köşeye sıkıştırılması, alımları güçlendirici yönde etki yaptı. Bundan sonra piyasalar beklediğim "çok sert satış"a mı dönecek yoksa yükseliş trendine devam mı edecek, bu hafta belli olacak.

Dünyanın en güvenli bankaları
Global Finance dünyanın en güvenli bankaları listesini 19’uncu kez yayınladı. "Dünyanın En Güvenli 50 Bankası" 2010 listesi, dünyanın en büyük 500 bankasının uzun vadeli kredi notları ve toplam varlıklarının karşılaştırılması ile hazırlandı. Sıralama yapılırken kredi derecelendirme kuruluşları Moody's, Standard&Poor's ve Fitch'in notlarından da yararlanıldı.

Bilançolarını temizleyen ve sermaye pozisyonlarını güçlendiren bankalar, listede en fazla yükselenler oldu. Birçok bankada takipteki kredilerin ciddi oranda azaldığı görüldü. İlk on içinde dört Alman bankası yer alırken, büyüklükleri ile tanıdığımız birçok banka listenin alt sıralarında yer alabildi. Kriz sırasında listedeki yerini kaybeden birçok banka ise bu yıl da geriye dönemedi.

(www.finanstrend.com)

 

Subscribe to comments feed Yorumlar (0 Yorum Eklendi):

Yorumunuzu Ekleyin comment

Lütfen resimde gördüğünüz kodu giriniz:

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan İŞ'TE İNSAN Gazete veya isteinsan.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Bu haber için oy ver
0