Ana Sayfa | Yazarlar | Murat Arın | Murat Arın: Referandum sonrası sürprizine hazır mısınız?

Murat Arın: Referandum sonrası sürprizine hazır mısınız?

Yazı Tipi Boyutu: Decrease font Enlarge font
Murat Arın: Referandum sonrası sürprizine hazır mısınız?

Küresel piyasaların altındaki asıl saatli bomba Avrupa'da patlamaya hazır biçimde bekliyor. Banka batakları ve borç sorunuyla İrlanda sahnenin önüne fırlamış durumda

Geçen hafta bayram tatili nedeniyle içeride kısa ve sakin bir hafta yaşadık, küresel piyasalar ise içten içe fokurdamaya başladı. ABD ekonomisi için deflasyon kaygıları öne çıkarken Avrupa'da bir süredir üstü örtülen borç sorunları yeniden alevlendi. İMKB'de ise referandum nedeniyle bir aydır esen olumlu rüzgar geçen hafta boyunca da sürdü.

İMKB'de ve genel olarak içeride yaşanan bu iyimser seyrin geçici olduğunu düşünüyorum. Bunun nedeni hem ekonominin hem de iç piyasaların küresel ekonomide ve piyasalarda olan bitenden ayrışmasının mümkün olmaması. Kabaca 650 milyar dolarlık ekonomimizin yaklaşık yarısını dış ticaret işlemleri oluşturuyor. Buna bir de sermaye hareketlerini de eklediğimiz zaman ekonominin iç dengelerle yürüyen kısmı çok küçük kalıyor. Dünya ekonomileri ikinci çeyrekten itibaren yavaşlama işaretleri vermeye başladı. ABD ve Avrupa için bu tamamen durma işareti de olabilir. ABD'de ikinci çeyrekte durma noktasına gelen ekonominin yılın ikinci yarısında küçülebileceği tahmin ediliyor.

Türk ekonomisi mayıs ayına kadar dışarıdaki gelişmelere direnerek hızlı büyümeye devam etti. Ama haziran ayından itibaren gelen veriler büyüme hızının kesildiğini, bir duraklama olduğunu gösteriyor. Gelişmiş ekonomilerdeki duruma paralel olarak Türk ekonomisinin de yavaşlamaya devam etmesini bekleyebiliriz.

Küresel piyasalarda ağustos ayındaki düşüşün ardından eylül iyi başladı. Borsa endeksleri hızla yükseldi. Geçen hafta yazdığım gibi bu hiç inandırıcı değildi. Durma noktasındaki ABD ekonomisi istihdam üretemiyor. Gayrimenkul sektörü artan iflaslar ve haciz yoluyla satışa gelen konutlar nedeniyle canlanmıyor. ABD Merkez Bankası Fed'in buna karşı yapabileceği hiçbir şey yok. Fed Başkanı Ben Bernanke'nin son konuşmasında "ekonominin deflasyona girmemesi için ne gerekirse yapılacak" vurgusu vardı. Bu, “durgunluğa karşı yapabileceğimiz bir şey yok ama deflasyonu (ekonomik daralma ile fiyatların düşmesini) engellemek için hazırlanıyoruz" anlamına geliyor ama buna karşı alınacak önlemlerin etkili olup olmayacağı sonuç verip vermeyeceği belli değil. Japonya 20 yıldır deflasyonla boğuşuyor, bunun önemli bölümünde faiz sıfıra yakındı ve likidite yoluyla alınan önlemlerin hiçbiri fayda etmedi ve bugün de etmiyor.

ABD Başkanı Barack Obama ise yüksek bütçe açıkları ve limitlere dayanmış borç nedeniyle köşeye sıkılmış durumda. Geçen hafta içinde bazı teşvik önlemleri açıkladı ama bunlar sonuçları hem uzun yıllara yayılan hem de çap olarak küçük kalan adımlar. Kasım başındaki seçimler yaklaşırken Obama da çaresiz ekonominin gidişine seyirci kalma durumunda.

Ama küresel piyasaların altındaki asıl saatli bomba Avrupa'da patlamaya hazır biçimde bekliyor. Avrupa'da stres testleri yapıldıktan sonra borç sorunları nedeniyle yükselen kaygılar dağılmıştı. Ama bu çok kısa süreli oldu. Borç sorunu bu kez İrlanda üzerinden bir aydır sessiz biçimde büyüyordu. Geçen hafta durum yavaş yavaş su yüzüne çıkmaya başladı. Önce Almanya'da 10 büyük bankanın sermaye yeterliliğini sağlamak için 105 milyar euroya ihtiyacı olduğu çıktı. Bu "stres testleri"nin bir aldatmaca olduğunu kabul etmek demek. Testlerin içinde ülke borçlarından kaynaklanan riskler hesaplanmadı ama bunun bir "göz boyama" çabası olduğu kısa sürede ortaya çıktı.

İrlanda'nın borçlarının gayrisafi milli hasılaya oranının son bir ayda ortaya çıkan banka batakları nedeniyle 2012'de yüzde 113'e çıkması hesaplanıyor. Bugünkü yüksek faiz oranları dikkate alındığında bu, Yunanistan gibi İrlanda'nın da iflas noktasına gelmesinin kaçınılmaz olduğunu ortaya koyuyor. Krizin başında zora düşen ve bu yıl hiç gündeme gelmeyen İrlanda sahnenin önüne fırlamış durumda; AB ülkeleri kesenin ağzını açıp kurtarmadan da sahneden inmeyecek.

AB ve IMF'in yardımıyla ayakta duran Yunanistan'ın ise artık bu şekilde bile devam edemeyeceği, borçları yeniden yapılandırmaya gideceği konuşuluyor. En büyük Yunan bankası NBG, Finansbank'taki payını da yüzde 75'e indirerek sermaye yeterliliğini artırma yoluna gideceğini açıkladı. NBG'nin, borç yapılandırması sonrasında bilançosundaki Yunan tahvillerinin değeri düşeceği için sermayesini güçlendirmek zorunda kaldığı ileri sürülüyor.

Özetle küresel piyasalarda sert çalkantıların yaşanacağı bir döneme girmek üzereyiz. Bu dönemde borsalarda çok sert satışlar yaşanırken, euro hızla değer kaybedebilir. Son dönemin yıldızı olan İMKB'de bu sert dalgalardan payını alacaktır. Sürprizlere hazırlıklı olun.

 

Subscribe to comments feed Yorumlar (0 Yorum Eklendi):

Yorumunuzu Ekleyin comment

Lütfen resimde gördüğünüz kodu giriniz:

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan İŞ'TE İNSAN Gazete veya isteinsan.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Bu haber için oy ver
0