Ana Sayfa | Yazarlar | Murat Arın | Yeni yıl geldi ama umutlu olmak için erken

Yeni yıl geldi ama umutlu olmak için erken

Yazı Tipi Boyutu: Decrease font Enlarge font
Yeni yıl geldi ama umutlu olmak için erken

2009'da bu yılki sert düşüşün ardından oluşan cazip fiyatlardan alımların geleceğini, fiyatların yükseleceğini düşünenlerin sayısı az değil. Tüm bunlar için önce korku perdesi yırtılmalı

İŞ’TE İNSAN-28.12.08
Murat ARIN
murat.arin@forbes.com.tr

Piyasalar Noel tatiliyle çok sakin bir haftayı geride bıraktı. Sert iniş-çıkışlar, sürpriz haberler, sürekli çalkantıyla geçen bir yılın sonunda böyle bir hafta yaşamak ilginç oldu. Geçen haftanın gözden kaçabilecek iki önemli haberi Ceberus ve Harbirger hedge fonlarının yıl sonunda para çekimlerini sınırlandıracaklarını açıklamaları oldu. Hedge fonlarla ile ilgili sıkıntıların sürmesi yeni yılda piyasaların yaşacağı ilk sıkıntı olabilir.

2007 yılında en çok kazandıran fon yöneticileri sıralamalarında ilk üçe giren Philip Falcone'nin Harbinger Master Fonu, bu yıl ilk altı ayda yüzde 43 yukarıda olmasına rağmen eylül sonunda yüzde 23 kayba geçti ve bunun ardından 10 milyar dolar büyüklüğündeki fondan yıl sonunda çıkış talepleri 3,5 milyar dolara ulaştı.

Harbinger'in bu tutarın ancak üçte biri oranında para ödemesi yapması bekleniyor.
ABD'nin iflas noktasına gelen otomotiv şirketi Chrysler'ın sahibi olan ve 27 milyar doları yöneten Cerberus ise ödeme taleplerinin yalnızca yüzde 20'sini karşılayacağını, geri kalan için yatırımcıların bir yıl beklemek durumunda olduklarını duyurdu. Hedge fon piyasasındaki sıkıntıların sürdüğünü gösteren bu tür haberler önümüzdeki hafta artabilir.

Kriz nedeniyle yatırımcılar Eylül-Kasım aylarında hedge fonlardan çıkış yönünde taleplerini iletmiş, bu talepleri karşılamayı amaçlayan fonların satışları borsalardaki çöküşü hızlandırmıştı. Şimdi bazı fonlar ödemeleri gerçekleştiremeyeceği için para çekiliş talepleri devam edecek ve fonlar daha da küçülecek gözüküyor.

Para riskli yatırımlardan çıkmaya devam ettiği için piyasalar ışıltısını kaybetmiş durumda. Hisse senetlerinden, emtia piyasalarından çok ciddi çıkışlar yaşandı, şimdi bu para ne koşullarda ve ne zaman geri dönebilir, bunun hesabı yapılmaya çalışılıyor. Bu nedenle 2009'da bu cazip fiyatlardan alımların geleceğini, fiyatların yükseleceğini düşünenlerin sayısı da az değil.
 
Ancak piyasaların toparlanabilmesi için korku perdesinin yırtılması gerekiyor. ABD ve Avrupa bankalarının bilançoları henüz temizlenmiş değil ve kredi piyasalarının açılmaması nedeniyle şirketlerin borçlarını ödeyememesi sorunu daha da büyütebilir. ABD'de geçen hafta konut geliştirme şirketleri de hükümetten kurtarılmayı talep etti. Sektörün önümüzdeki üç yıl içinde çevirmesi gereken borç tutarı, 530 milyar dolar ve bunun 160 milyar dolarının vadesi gelecek yıl doluyor.

Kurtuluşu ABD Obama'dan, Türkiye ise IMF'ten bekliyor. Ama arada önemli bir fark var. Yeni başkan Barack Obama üç milyon yeni iş yaratacak, 800 milyar dolarlık bir paket hazırlığında. Türkiye'de ise IMF'ye hazırlık olarak son dakikada 2009 bütçesinde üç milyar YTL küçülmeye gidildi. Şaka gibi...

Dolar düşüşü geçici mi?

Euro-dolar paritesi kasımda 1,23'e kadar indikten sonra 1,40'a yükseldi. Bu yükseliş, ABD'deki ekonomik durgunluk, iflaslar, yükselen kamu borçları nedeniyle doların tepe noktasına ulaştığı anlamına gelir mi? Bu yönde görüşler var ama bazı analistler euro-dolarda trendin yeniden yukarı döndüğüne inanmıyor.

Kısa vadeli olarak trendin euro lehine dönmesinde yıl sonuna doğru karda olan pozisyonların kapanmasının da etkisi oldu. Kredi piyasalarındaki daralma, riskten kaçınma, ülkeler arası büyüme farkları ve doların rezerv para birimi statüsü olma konumu dikkate alındığında euro/dolar paritesinin yeniden 1,10-1,30 arasına dönmesi bekleniyor.

Hükümetler, bankalar ve şirketler ağırlıklı olarak dolar bazlı borçlarını yeniden ödemek adına dolar talebi yaratmaya devam edecek. Kredi krizi paranın ABD tahvillerinde güvenli liman bulmasına neden oluyor. Avrupa ülke tahvilleri bir alternatif sunuyor fakat Avrupa tahvil piyasası parçalı yapısından daha az güvenli.

Avrupa´ya kıyasla ABD daha agresif ekonomi politikaları izliyor. Bu nedenle ABD, Euro Bölgesi'nden daha önce resesyondan çıkabilir, bu da doları euro karşısında güçlendirecek nedenlerden biri. Ancak uzun vadede ekonomiler durgunluktan çıkıp risk iştahı canlandığı zaman bu kez ABD'nin kamu borcunun genişlemesi korku yaratabilir ve yükselen enflasyonla birlikte dolar gücünü kaybedebilir.


Felaket habercisi: Krizin ortasındayız

Krizin derinliğini en iyi en gören ve felaket habercisi olarak tanınan ekonomist Nouriel Roubini, 2009 için de karamsar bir tablo çizdi. Kredi kayıplarından iki trilyon dolarlık zararın oluşacağını, bugüne kadar bunun yarısının ortaya çıktığını söyleyen Roubini, bu nedenle krizin henüz ortasında olduğumuzu düşünüyor. Roubini´ye göre borsalar henüz dip yapmadı ve endeksler yüzde 15-20 daha gerileyebilir.

Roubini'nin piyasalarla ilgili görüşleri şöyle: “Borsaların dip yaptığını düşünmüyorum. Son birkaç haftada bir ayı piyasası rallisi yaşadık ama tür yükselişler son 12 aydır yaşanıyor. Piyasalar şokların ardından yükseliyor ve sonra yeni şoklar geliyor, piyasalar daha da düşüyor. ABD ve küresel hisselerin şimdiki seviyelerinden yüzde 15 - 20 daha düşeceğine inanıyorum. Bu düşüşün üç sebebi olacak. Birincisi ekonomi hakkındaki haberler hem ABD hem de diğer ülkelerde beklenenden kötü olacak. Rakamlar kötü ve daha da kötüleşecek. İkincisi 2009’da karların nasıl olacağına dair büyük bir yanılsama var. Üçüncüsü de birçok finansal şok olacağını düşünüyorum, büyük kuruluşlar çökecek özellikle hedge fonlar gibi yüksek kaldıraçlı olanlar.

Finansal şoklar bitmedi ve kredi kayıpları artacak çünkü konut kredilerinden kredi kartlarına, araba kredilerine, öğrenci kredilerine, oradan yerel idarelerin tahvillerine ve özel sektör tahvillerine geçiyor. 2 trilyon dolarlık kredi kaybı oluşması gerekiyor ve şimdiye kadar bunun yarısı fark edildi. Bu nedenle bir büyük kredi kayıpları dalgası daha görüyorum ki bu da kredi krizini kötüleştirecek.

Krizin ortasındayız. Kredi krizinin hala en derin yerindeyiz. Şirket kredi faiz farklarına (spread) bakın, şimdiye kadar hiç görülmemiş seviyelerde. Dibin yakınında bile değiliz. Şu ana kadar Fed’in önlemleri ve faizi sıfıra doğru indirmesi şirket kredi faiz farkları için pek bir iyileşme getirmedi. (finanstrend.com)

 

Subscribe to comments feed Yorumlar (0 Yorum Eklendi):

Yorumunuzu Ekleyin comment

Lütfen resimde gördüğünüz kodu giriniz:

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan İŞ'TE İNSAN Gazete veya isteinsan.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Bu haber için oy ver
5.00