Ana Sayfa | Yazarlar | Osman Bayraktar | Osman Bayraktar: Bir ağır ceza reisinin davranışsal yetkinlikleri

Osman Bayraktar: Bir ağır ceza reisinin davranışsal yetkinlikleri

Yazı Tipi Boyutu: Decrease font Enlarge font
Osman Bayraktar: Bir ağır ceza reisinin davranışsal yetkinlikleri

Mevcut hukuk sisteminin temel kabullerini bir yana bıraktığımızda, hemen herkesin birleşebileceği temel sorun, yargılamaların uzun sürmesi nedeniyle ortaya çıkan “adaletin gecikmesi” durumudur.

Bir şekilde herkesin hayatını etkilediği için hukuk sistemi her zaman tartışma gündemindedir. Bir yılı aşkın süredir neredeyse her gün haber bültenlerini dolduran ünlü davalar, bu davalardaki sanık veya zanlı durumundaki bazı kişilerin çokça tanınan kimseler olması, hükümetin anayasadaki bazı maddeleri değiştirme girişimi, hukuk sisteminin gündemdeki yerini bugünlerde daha da ön plana çıkardı.

Diğer birçok alanda olduğu gibi, hukuk sistemindeki problemleri de, nitelikleri itibariyle; sistemin dayanağı oluşturan düşünsel zemin, sistem yapısı ve uygulayıcıların davranışları olarak en az üç düzeyde ele almak gerekir. Suç ve ceza kavramlarının niteliğini; hukukun dayandığı ilkelerin tartışıldığı birinci düzey, olgunun felsefi ve anlayış boyutudur. Doğal olarak bu alana giren konular, öncelikle akademik çevrelerde tartışılır, olgunlaştırılır. İkinci aşamada siyaset kurumu, bu teorik birikimi, kendi önceliklerine göre bir sisteme dönüştürerek uygulama çerçevesini belirler. Üçüncü aşama olan, belirlenen sistemin işletilmesi ise uygulayıcıların maharetinin sergilendiği alandır.

Biz sade bir vatandaş olarak bu sistemin sadece sonuçlarıyla karşı karşıyayız. Sonuçları tam olarak analiz etmek ve anlamlandırabilmek için,  bu işleyişi ortaya çıkaran bütün bu aşamalara bakmamız gerekmektedir. Örneğin modern ceza sisteminin asli ıslah unsuru kabul edilen hapsetme olgusu, felsefi bir kabuldür. Bu cezanın nasıl uygulanacağı bir sistem tasarımıdır. Usül ve esasları belirlenen bu sisteminin nasıl işletebileceği ise, büyük ölçüde uygulayıcıların maharetiyle ilgilidir. İlk iki aşama nispeten objektif bir nitelik arzederken, üçüncü aşama uygulayıcıların tutumlarına göre farklı görünümler kazanabilmektedir.

Usül esasları, yargılama süreci için görev tanımı niteliğindedir. Soruşturmaların nasıl yapılacağı, delillerin nasıl toplanacağı, zanlıların nasıl sorgulanacağı gibi soruların cevap usül esaslarıyla belirlenmiştir.

Bütün işlerde olduğu gibi, görev tanımlarına uyulduğu sürece uygulayıcıların başı derde girmez. Görev tanımlarına sıkı sıkıya bağlı kalmak onları sorumluluktan korur, ancak bu tutum sistem açısından iyi bir performansının teminatı değildir.

Mevcut hukuk sisteminin temel kabullerini bir yana bıraktığımızda, hemen herkesin birleşebileceği temel sorun, yargılamaların uzun sürmesi nedeniyle ortaya çıkan “adaletin gecikmesi” durumudur. Yargılama süresinin yıllara, hatta on yıllara uzadığı vakalar hiç de az değildir. Bazı davalarda, sanıkların tutukluk süresi, suç için öngörülen cezayı tam olarak karşıladığından, karar verildiğinde ceza süresi de tamamlanmış olmaktadır.

Tabii, bütün bunlar genellemedir ve genellemelerin her zaman algıyı körelme riski vardır. Çünkü insan doğası, genelleme yaparken olumlu olanı değil, daha çok olumsuz olanı esas alır. Oysa bu basmakalıp yargıları aşıp biraz daha ayrıntıya baktığımızda, en olumsuz gibi görünen yapılarda bile her zaman mutlaka çok iyi işler yapan insanlar da bulunmaktadır.

Balıkesir’deki bir ağır ceza reisi; bir yıl içinde önüne gelen 490 dosyadan 393’ünün, çoğunluğu bir veya iki celsede olmak üzere karara bağlamış. Karara bağladığı davaların tamamına yakını da üst mahkeme tarafından onanmış. Yani hızlı iş üretirken, işin kalitesinden de taviz vermemiş. Söz konusu hâkim H. İbrahim Gözükara’nın bu sıra dışı performansı ile ilgili daha önce birkaç gazete haberi okumuştum. Yeni Aktüel dergisi, 214. sayısında, yerinde yaptığı araştırma ile hâkim Gözükara’nın performansını ortaya çıkaran nedenleri anlamaya çalışmış. İşte, Gözükara’nın kısa sürede sonuç almasını mümkün kılan davranışlarından bazıları:

1) Hâkim H. İbrahim Gözükara, önüne gelen dosyayı çok iyi incelemekte, duruşma öncesinde dosyanın eksiksiz hale gelemsi için özel bir gayret sarfetmektedir.

2) Gözükara, usûl esaslarına tam uymakla beraber, gerektiğinde sürece bizzat müdahale ederek, faks ve telefon gibi çağdaş imkânları kullanarak dosya ile ilgili bilgi ve belgelerin mahkemeye ulaşmasını hızlandırmaktadır.

3) Davet edildikleri halde duruşmaya gelmeyen tanıkları, duruşma esnasında bile olsa cep telefonuyla arayarak mahkemeye getirtme; sağlık raporu eksik sanık için görevlileri mahkemeye davet ederek anında sağlık kontrolü yaptırtma gibi sıra dışı yöntemlerle duruşmaların aynı günde sonuçlanmasını sağlamaktadır.

Temel yetkinlikler; bir mesleği icra etmek için olmazsa olmaz olan bilgi ve beceri donanımıdır. Söz konusu niteliklere sahip olmayan bir kişi zaten bu mesleğe kabul edilmez. Kişilerin bir takım resmi kurumlardan aldıkları diploma, ruhsat, sertifika vb belgeler meslekler için aranan asgari yeterliliklerin varlığının kanıtıdır. Ancak, bir işteki performansı farklılaştıran bu temel yetkinlikler değil,  daha çok kişiden kişiye farklılık gösteren davranışsal yetkinliklerdir. Bunların neler olduğu da, en sağlıklı biçimde, bu mesleği fiilen yapan kişiler arasında yapılan araştırmalarla ortaya çıkarılır. Bu meslekte başarılı olanların, ya da diğerlerine göre nispi olarak daha başarılı olanların başarısını mümkün kılan özellikler nelerdir?

Eminim ki, adalet sistemi içinde hâkim Gözükara gibi, işini başarılı biçimde yapan nice isimsiz kahramanlar vardır.

Sistemin kendisinden kaynaklanan problemler saklı kalmak üzere, bu mesleğe girecek adaylarda aranacak yüksek performans ölçütleri bu uygulayıcıların davranışlarında saklıdır.

(Osman Bayraktar - 11.04.10)

Subscribe to comments feed Yorumlar (0 Yorum Eklendi):

Yorumunuzu Ekleyin comment

Lütfen resimde gördüğünüz kodu giriniz:

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan İŞ'TE İNSAN Gazete veya isteinsan.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Bu haber için oy ver
0