Pembe Candaner: Çalışan Kadın 7.0
Geçen hafta, malum ‘Kadınlar Günü’ ne ev sahipliği yapıyordu. Oldum olası ‘Kadınlar Günü’ne karşıyım.
Geçen hafta, malum ‘Kadınlar Günü’ ne ev sahipliği yapıyordu. Oldum olası ‘Kadınlar Günü’ne karşıyım. Özellikle de kadınların bu günü sahiplenmesine. ‘Erkekler Günü’ var mı ki ‘Kadınlar Günü’ olsun.Ne zaman ‘Elmalar Günü, Armutlar Günü, Erkekler Günü’ kutlanmaya başlarsa, ben de o zaman ‘Kadınlar Günü’nü kutlamaya başlarım. ‘Kadınlar günü’ nasıl olur da sadece bir gün olabilir, gerçek hayatta 365 gün 7/24 Kadınlar Günü. Her gün bunu kutlamalı ve kadın olduğumuzu hissetmeliyiz. Yine de hatırlatmakta kesinlikle fayda var; feminist değilim, olmaya da hiç niyetim yok.
Ancak bu günün bir faydası da yok değil. Bir takım şirketler, organizasyonlar, partiler, belediyeler, beyler nedense o gün, unuttukları kadınları hatırlayıp ‘kadınlarla’ ilgili güzel işler yapıyorlar. Geçen yıllar içinde bu organizasyonların çoğuna da katılıp, çok değerli kadınlarımızı tanıma şansına sahip oldum. İşte unutamayacağım bu günlerden birini de geçen hafta yaşadım. Microsoft Türkiye İnsan Kaynakları direktörü sevgili Belgin Ertam’ın daveti üzerine, bir konuşma yapmak üzere Microsoft‘taydım.
60’a yakın her pozisyondan ve her seviyeden Microsoft’lu kadınla iş yaşamındaki kadınla ilgili olarak çok keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik. Benim için bu kadınları görmek ve tanımak çok önemliydi. Zira bu kadınlar geleceğin çalışan kadınını da sembolize ediyorlardı, X ve Y kuşağının temsilcileriydiler. Bir çoğunun kartvizitlerinde yazan unvanlarını, şirket ve sektör dışından anlayabilen kaç kişi çıkar diye merak ettim doğrusu. Ama o gün kimsenin unvanı yoktu, herkes kadın olma paydasında birleşmişti. Microsoft’un kadınları çok özeldi. Ne açıdan diyeceksiniz? İşte cevabı;
Tanıştığım tüm kadınlar, kadınlıklarını kaybetmemiş profesyonellerdi. Yaşları ve ekonomik durumları ne olursa olsun hepsi bakımlı, hepsi alımlı, hepsi bilgili, hepsi kişilikliydi. Hepsinin sorumlu oldukları eşleri, sevgilileri, çocukları, aileleri, evleri ve sosyal yaşamları vardı. Kadınlıklarını öne çıkarmak yerine mesleklerini, uzmanlıklarını en önemlisi kişiliklerini sergiliyorlardı güvenle. Kendine, şirketine, yöneticisine ve iş arkadaşına güven sonuçta bu pırıl pırıl insanları ortaya çıkarmıştı. İş yaşamında sıkça görülen kadınlığı değil de cinselliği ortaya çıkaran giyim tarzı, hareketleri ve anlayışı bu iş yerinde yaşamıyordu. Onun yerine hem akıllı, hem çalışkan hem de kadın olan çalışanlar bu uygun çalışma ikliminde başarıyla büyüyorlardı...
Microsoft’un şeffaf ofisinin, aydınlık ve ferah çalışma ortamı bu olağanüstü çalışanlara ev sahipliği yapıyor. Bu yüksek teknolojinin ’çalışma evi’inde sadece kadınlar yok elbette. Bu ‘özel’ kadınlarla çalışan ‘özel’ erkeklerin olduğunu da tahmin ediyorum. Onları henüz tanımamama rağmen bu kadınlar üzerindeki izlerinden onların varlıklarını hissedebiliyorum.
Kısaca Microsoft Türkiye, ‘Yeni kuşak ideal Çalışan Kadın 7.0’ı gerçekleştirmiş. Darısı henüz bunu kullanmayan bireyler ve kurumların başına.
Hoş geldin Çalışan Kadın 7.0. Türkiye’nin, dünyanın ve insanlığın sana çok ihtiyacı var...
(Pembe CANDANER – 15.03.09)







del.icio.us
Digg
Facebook
Google
Myspace
Yorumunuzu Ekleyin