Ana Sayfa | Yazarlar | Pembe Candaner | Şaka gibi...

Şaka gibi...

Yazı Tipi Boyutu: Decrease font Enlarge font
Şaka gibi...

Hikayedeki adam, gazetede gördüğü sektörünün lideri şirketin iş ilanına başvurur. Kısa bir süre sonra görüşme için çağırılır. Görüşme çok olumlu geçer ve prensipte anlaştıktan sonra sıra çalışma koşullarına gelir. Ve müstakbel çalışanın, müstakbel patronuyla aralarında şöyle bir diyalog yaşanır:

Hikayedeki adam, gazetede gördüğü sektörünün lideri şirketin iş ilanına başvurur. Kısa bir süre sonra görüşme için çağırılır. Görüşme çok olumlu geçer ve prensipte anlaştıktan sonra sıra çalışma koşullarına gelir. Ve müstakbel çalışanın, müstakbel patronuyla aralarında şöyle bir diyalog yaşanır:

Adam: Beyefendi bilmeniz gereken bir konu var, ben 15 bin dolardan aşağı bir ücretle hiç bir surette çalışmam.
Patron: Aman efendim dert ettiğiniz şeye bakın, biz zaten 17 bin dolardan aşağı maaş vermiyoruz kimseye.
A: Harika! ancak bir konu daha var. Bana vereceğiniz şirket arabası hem iyi bir marka hem de son model olmalı zira başka türlü çalışamam.
P: Hah hah haa hiç merak etmeyin biz zaten bütün çalışanlarımıza jip veriyoruz, markası da Chrysler üstelik.
Adam gittikçe hem sevinmeye hem de şaşırmaya başlar. Ama böyle bir fırsat bir daha ele geçmez deyip devam eder.
A: Peki yalnız çalıştığım ortam stresli olursa verimli olamam. Bu nedenle bir asistan ve sadece benim için çalışacak bir de hizmetli istiyorum.
Müstakbel patron, bu isteğe de aynı rahatlıkla cevap verir:
P: Endişeye mahal yok. Biz bu konuyu çoktan çözdük. Çalışanların rahatını düşündüğümüzden şirketimizin içine bir de spa yaptırdık. Bu spa’da  ayrıca her çalışan için özel hizmet verecek masözler bile var.
Adamın şaşkınlığı artık doruklardadır ve dayanamayıp sorar:
- Beyefendi siz şaka yapıyorsunuz herhalde?
Müstakbel patron, çok sakin bir şekilde şöyle der: Ama önce siz başlattınız!

İş yaşamında şakalar, bir yerlerde başlamıştı ve uzun süre devam etti. Kimin kime şaka yaptığı ise değişkenlik gösteriyordu. Bazen işveren şaka yapıyordu bazen de çalışan... Şakaların türü ve dozu ise tabii ki çok çeşitliydi. Her gün karşılaşılan şakalar yüzünden insanın ağzı açık kalıyordu. Ama gün geldi, şakalar da değişti...

Ne üzücüdür ki her gün onlarca kişinin işini kaybettiğini duymak artık sıradan bir haber haline geldi. İşten çıkarma uygulamaları da şaşkınlık verici. Kriz gerçekten kapanmak zorunda kalan işyerlerinden ve buradaki mecburi uygulamalardan söz etmiyorum. Sözüm, Türkiye’nin en karlı şirketlerinin başlarında olup insan kaynaklarındaki sistem ve uygulamalarıyla ‘insana ve çalışanına’ ne kadar önem verdiklerini her fırsatta söyleyenlerden içeri.

İşe alımda kılı kırk yararken, işten çıkarmalarda bu önem, dikkat ve özeni göstermeyen şirketler hızla itibarlar kaybediyor. Ellerine tutuşturulan çöp torbalarıyla çıkışları yapılan çalışanlar bu torbaları doldururken, ayrıldıkları şirketin itibarını da çöpe atıyorlar.

Yöneticilerine bile gerektiği özeni göstermeden işten çıkaran şirketlerin uygulamaları ise tam ‘şaka gibi’.  İşten çıkarılan kişilerin, her şeyden önce ‘insan’ olduğunu unutan bu uygulamaların, bu şekilde devamı kriz bitince şakayı başlatan tarafın yönünü ve ününü de değiştirecektir. Bu yüzden artık bu türlü ‘şaka’lara bir an önce son vermek lazım. Yoksa o şakalar, döner sahibini bulur.

Subscribe to comments feed Yorumlar (0 Yorum Eklendi):

Yorumunuzu Ekleyin comment

Lütfen resimde gördüğünüz kodu giriniz:

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan İŞ'TE İNSAN Gazete veya isteinsan.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Bu haber için oy ver
5.00