Ana Sayfa | Yazarlar | Pembe Candaner | Yeni “Survivor” dizisi

Yeni “Survivor” dizisi

Yazı Tipi Boyutu: Decrease font Enlarge font
Yeni “Survivor” dizisi

Geçmişte ülkemiz, bu konuda her ne kadar birçok gerçek şampiyon çıkartmış olsa da, hiçbiri Acun Ilıcalı’nın “Survivor” dizilerindeki kadar ilgi çekip ünlü olmamıştı.

‘Survivor’ları yani ‘yaşama tutunabilen, yaşamda kalabilen’leri Türkiye, Acun Ilıcalı’yla tanıdı. Geçmişte ülkemiz, bu konuda her ne kadar birçok gerçek şampiyon çıkartmış olsa da, hiçbiri Acun Ilıcalı’nın “Survivor” dizilerindeki kadar ilgi çekip ünlü olmamıştı. Yapay olarak kurgulanan ve gerçekleştirilen bu dizilerde, kişiler ıssız bir adaya bırakılıp onlardan zorlu görevleri yerine getirmeleri isteniyordu. Bunu başaranlar da ‘yaşam mücadelesini başarmış, survivor’ oluyorlardı. Yani şampiyon.

Türkiye Ilıcalı’nın dizileri döneminde, kendi isimsiz birçok gerçek ‘survivor’ına bir de popüler ‘survivor’larını eklemişti. Günümüzde ise yaşam, sadece Türkiye’de zorlaşmakla kalmayıp tüm dünyada gerçek bir mücadeleye dönüşmüş durumda. Kimse önünümüzdeki günlerin bize ne getireceğini bilmiyor. Hergün, hepimiz, zorlu mücadelelerle, yeni yaşam sınavlarından geçiyoruz. Gittikçe zorlaşan yaşam ve ekonomik koşullar, yeni hayatta kalma becerilerini ve hikayelerini de beraberinde getiriyor. Öylesine ki, tüm bu olaylar ve yaşananlar televizyon dizilerine ömür boyu yetecek nitelikte... Önümüzdeki günler, yeni ‘survivor’larını kendisi yaratacak, ancak koşullar ne olursa olsun, her dönem için geçerli olabilecek bir ‘survivor’ dizi önerisi de benden. Kurallar şöyle;

Altı evli adam, üçer çocuk ve birer arabayla bir adaya bırakılacaklar.
Her bir çocuk, iki spor dalıyla uğraşacak ve ister müzik isterse dans derslerinden birini de alacak.
Her adam, üç çocuğun bakımından sorumlu olurken, aynı zamanda ev sorumluluğunu da üzerlerine alacak. Bunun yanı sıra çocukların ödevlerini kontrol edecek, projelerin veya zor ödevlerin bitirilmesini gerçekleştirecek.
Yemek pişirecek, çamaşır yıkayacak, ütü yapacak ve kısıtlı olan parasıyla da faturaları ödemeye çalışacak. Bu arada hazır yemek ve ‘fast food’ kesinlikle yasak.
Yemek alışverişi için, kısıtlı bir bütçeyle karşı karşıya olup çocukları besin değerleri yüksek bir şekilde beslemeleri gerekecek.

Bu arada bütün adamlar, tüm çocuklarının doğum günlerini hatırlayacaklar, ayrıca tüm akrabalarının ve arkadaşlarının doğum günleri de unutulmayacak. Onlar zamanında aranacak, ziyaretlerine gidilecek, ufak da olsa bir hediye alınacak. E-posta kesinlikle yasak!
Her ay, çocukların saçları kesilecek, en az bir kere doktora götürülecek, bir kere de ‘diş doktoru’na gözükülecek. Bunlar için tüm randevu ayarlamalarını da kendisi yapacak.
Ayda bir kez de çok alakasız bir zamanda, başka işlerle meşgulken acilen çocuğu, hastaneye ‘acil’ servise götürecek. Tabii ki üç çocuğu da ayrı ayrı birer kez…
Evde her zaman, çocukların en sevdiği kekler ve çörekler pişmiş hazır bulunacak.
Televizyonda maç seyretmek, ancak çocukların ve evin işleri bittikten sonra mümkün, üzgünüm…
Beyler, bu arada tabii ki bakımlı olmak zorunda. Haftada iki kere kuaföre gidecek. Şartlar ne olursa olsun, manikür ve pedikür unutulmayacak.

Modaya uygun giyinilecek, zaman zaman görünüşü güzel, ama üzerinde yürümesi pek de rahat olmayan ayakkabılarla dolaşılacak,
Ayda bir karın ağrısı, sırt ve baş ağrısı çektikleri ve nedeni belli olmayan ruh hali değişikliklerine rağmen, hiç şikayet etmeden ve aksatmadan işlerine devam edecekler,
Okul toplantılarına katılacak,  haftada bir çocukları sinema veya parka götürecekler.
Her akşam çocuklara ya kitap okuyacak ya da sohbet edecek. Sabahları ise saat 6’da kalkıp onlara kahvaltı hazırlayıp bir yandan da çocukların bir eksiklerinin olup olmadığını kontrol edecekler. Her birlerini ayrı ayrı okul servislerine bindirecekler.
Altıncı haftanın sonunda bir test onları beklemekte. Sorular çok kolay: Her bir çocuğun doğum tarihi, kilo ve boy ölçüsü, ayakkabı ve beden numarası, doktorun ismi ve telefon numarası, doğumu gerçekleştiren doktorun ismi, doğumun nasıl gerçekleştiği detayları, çocukların en sevdiği renk, yemek, arkadaş, içecek, öğretmen, ders, şarkı, araba ve oyuncakları. Büyüyünce ne olmak istiyorlar, en büyük korkuları neler?

Çocukların verdiği notlara göre değerlendirme yapılacak. Kazanan kişi, hala enerjisi ve isteği varsa eşiyle birlikte olabilme hakkına sahip olabilecek. Bunları başaramayan elenecek. Son kalan, bunları sadece bu adada değil en az 18-25 yıl daha yaparsa artık ona sadece ‘ baba’lık  değil ‘kutsal annelik’ hakkı da verilecek.  Ha bu arada babaların, her gün işe gitmek zorunda olduklarını da söylemeye gerek yok sanırım.

Bakalım, Acun Ilıcalı, bu yarışmaya katılmak isteyen kaç erkek ‘survivor’ bulabilecek???

(Pembe CANDANER - 12.10.2008)

 

 

Subscribe to comments feed Yorumlar (0 Yorum Eklendi):

Yorumunuzu Ekleyin comment

Lütfen resimde gördüğünüz kodu giriniz:

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan İŞ'TE İNSAN Gazete veya isteinsan.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Bu haber için oy ver
4.00