| |
 |
|
 |
| |
| |
| |
Patron beni ofis içinde rahat bırak!
Yaratıcılığın verime yansıdığı reklam sektöründe ofislere ev rahatlığı getiriliyor. Grey İstanbul'da tüm kreatif ekibe Crocs ayakkabı dağıtıldı.
Şeytan azapta gerek" sözü artık çok eskilerde kaldı. İş ortamlarında özellikle de reklam sektöründe azabın olmadığı rahat ve konforlu ofis ortamları revaçta. Öyle ki dünyanın en önemli reklam ajanslarından Grey'in Danimarka'daki ofisi üç tane villadan oluşuyor. Ofisin eve çevrildiği bu ortamda çalışanlar, günlük işlerini bir yandan yürütürken mutfakta yiyip içiyor, salonda kendi aralarında sohbet ediyor, sıcak basınca gidip duş alabiliyor, hatta dinlenme ihtiyacı duyanlar yatıp uyuyabiliyor. Rahatlığı ön plana çıkaran bu anlayış doğrultusunda Grey'in İstanbul şubesi de kendi içinde birtakım düzenlemelere gitti. Bir süre önce getirilen kıyafet serbestliğinin ardından geçen hafta tüm kreatif ekibe Crocs ayakkabı dağıtıldı. Bunun yanı sıra mesai sırasında ne kadar az şey acıtır ve rahatsız ederse verimin de o oranda artacağı düşüncesiyle takım elbise, kravat ve gömlekler yerini şortlar ve tişörtlere bıraktı. Üstelik kreatif ekip, müşteri sunumlarında dahi buna bir istisna yapmıyor. 170 kişinin çalıştığı şirkette ayaklardan başlayan rahatlık hareketinin uzantıları dekorasyonda da devam ettirilmiş. Açık ofis sistemi esas alındığından hiçbir ekip, dört duvar arasına sıkışmış halde oturmuyor. Pencereleri açılmayan plaza ortamında küçük çözümler üreterek konforun artırılması için hemen her odada kanepeler, yastıklar bulunuyor.
Evden daha rahat Ofisi ev ortamına çevirmenin temelinde reklam sektörünün uzun ve yüksek tempolu çalışma tarzı yatıyor. Reklam yazarından sanat yönetmenine, grafik tasarımcısından düzeltmenine, hatta farklı departmanlar gibi görünseler de prodüktörleriyle, müşteri ilişkileri ekibiyle ve stratejistleriyle çalışmalar birlikte yürütülüyor. Kimi zaman 18 saati bile aşan, ertesi güne bağlanan uzun çalışma saatleri bir arada geçiriliyor.
Yaratıcılık katlanıyor Grey İstanbul'un kreatif direktörü Engin Kafadar, "Ekip olarak sürekli iç içe yaşıyoruz. Dolayısıyla rahat olmak bir zorunluluk. Bu da mekanın ve insanların fiziksel ve psikolojik rahatlamasıyla mümkün" diye konuşuyor. Tüm hayatlarının neredeyse ajansta geçtiğini anlatan kreatif direktör Tevfik Naipoğlu ise işyerinde evdeki kadar rahatlık aradıklarını anlatıyor. Ofiste rahatlık arayışının ardında konforlu mekanın getirdiği yaratıcılık yatıyor. Dolayısıyla bu ortam, çalışanların daha verimli olmasını sağlıyor. Yaratıcılığı etkileyen faktörler herkes için farklı olsa da ortak nokta yaratılan atmosfer. Örneğin Engin Kafadar için yaratıcılığı etkileyen faktörler arasında öncelikle sıkı bir çalışma temposu yatıyor. "Yaratıcılık için en önemli şey çalışmaktır ama rahat ve huzurlu çalışmaktır" diyen Kafadar, buna ressam İsmail Türemen'i örnek gösteriyor. Kafadar'ın anlattığına göre Türemen açacağı sergi öncesinde bir yıllık program yapıyor ve günde 14 saate yakın atölyesinde kalıyor. Sıkı çalışmanın ardından disiplin ve hayata bakış tarzının yaratıcılık için gerekli olduğunu söyleyen Kafadar için iş atmosferi de büyük önem taşıyor: "Bazı meslekler vardır işi işte bırakıp çıkabiliyorsunuz. Ama reklamcılık gibi bir işte insanın rahat bir atmosferde yaşaması gerekiyor. Kendi kaosu olan bu ofisler, dünyada da artık rahatlayacak alanlara dönüştürülüyor".
Neşe MESUTOĞLU
|
|
|
|