| |
 |
|
 |
| |
| |
| |
  |
|
"Çocuğum ben olamadım, sen ol"
Araştırmalara göre çocuğun meslek seçiminde en belirleyici faktör aile. Ebeveynler, kendi özlemlerinin gerçekleştirilmesi için baskıcı davranıyor.
Sunday Times'ın yayımladığı bir habere göre İngiltere'de yaklaşık 5 bin kişiyi kapsayan bir araştırmada çocukların meslek seçiminde rol oynayan en önemli etkenin yüzde 75 oranla aileler olduğu ortaya çıktı. Aile içinde bu konudaki en baskın üye ise anneler. Öğretmenler de ikinci sırada yer alıyor. Türkiye'de ise ailelerin meslek seçimi konusunda gösterdiği etkinlik, Avrupa'yla kıyaslandığında farklılıklar gösteriyor.
Türkler hazır seviyor Eğer aile süregelen bir işe ya da yatırıma sahipse, çocuklarının da aynı işi devam ettirmesini bekliyor. Psikolog Ayşen Özagar, Türkiye'de meslek seçimi konusunda ebeveyn baskısının daha çok bu tip ailelerde görüldüğünü, çocukların henüz bebeklik döneminden itibaren aile işini devam ettirmeleri konusunda yönlendirildiğini söylüyor. Yurtdışında aileler ve sonraki kuşaklar arasında çatışmalara yol açan bu durum, Türkiye'de aksine gençler tarafından geniş kabul görüyor. Uzmanlar, aileler tarafından kurulmuş hazır bir işin beraberinde getirdiği sosyal statü ve maddi imkanların çocukların meslek seçimlerinde olumlu etki yarattığı görüşünde.
Tercih formu kimde? Ekonomik gücü zayıf ailelerde ise çocuğun herhangi bir tercihte bulunması ya da ailesi tarafından yönlendirilmesi pek söz konusu olmuyor. Geçim sıkıntısının ön planda olduğu bu ailelerde mesleğin manevi hazzı ve sosyo kültürel etkileri daha fazla göz ardı ediliyor. Bu iki kesimin dışında kalan gençlerde ise pek çok dış faktör doğru seçim yapmayı engelliyor. Yrd. Doç. Dr. Aşkın Keser, çoğu zaman üniversitede okunulacak bölümlerin çocuklar yerine ebeveynler tarafından seçildiğini söylüyor. Keser "Gerek ekonomik imkanları, gerekse mesleklerin toplumsal saygınlıklarını dikkate alan ebeveynler, çocuklarının ilgi alanlarını görmezden gelerek onlar adına karar verebiliyor" diyor. Keser, sosyalleşmenin eksik yaşandığı toplumlarda bireysel karar alabilme yeteneğinin gelişmemesi nedeniyle kişilerin kendileri adına yapılan tercihler konusuna da duyarsız kalabildiğini belirtiyor. Ailelerin bu tip yaklaşımlar sergilemesinin ardında farklı nedenler yatıyor. Kimi anne babaların kendilerinin gerçekleştiremedikleri özlem ve idealleri çocuklarının hayata geçirmesini istiyor.
Kıyaslama çok yanlış İyi niyetli gibi görünen bu tutum çoğu zaman çocukların çalıştıkları işlerde mutsuz olmasına neden oluyor. Özagar, 'Ben yapamadım sen yap' yaklaşımının gitgide eski gücünü kaybedeceği düşüncesinde. "Bu yaklaşımı sergileyen ebeveynlerin kendi gençliklerindeki meslek seçenekleri daha kısıtlıydı. Artık mühendis, doktor ya da avukat gibi mesleklerin popülerliği günümüzde yerini çok farklı meslek gruplarına bırakıyor. Bugünün gelecek vaat eden mesleklerinin 30 yıl önce ismi dahi yoktu" diyen Özagar, gelecek kuşakların bu tutumla çok daha az karşı karşıya kalacağı görüşünde. Ailelerin sıklıkla düştüğü yanlışlardan biri de kıyaslama yapmak. Gençlerde güven kaybına neden olan kıyaslamalar, meslek seçimini de olumsuz yönde etkiliyor. Anne- babalar, böylece çocuklarını daha başarılı olabileceklerine inandırmaya çalışıyor. Ancak bu durum, çocukların kendisini yetersiz hissetmesine neden oluyor.
Onur Uysal
|
|
|
|